Aldatan eşin sevgilisi tazminat ödemeyecek

AVUKAT KÖŞESİGünümüzde birçok boşanma davasının temelinde aldatma olgusu yattığını biliyoruz. Medeni kanun gereğince evlenen iki kişi arasında artık bir sadakat yükümlülüğü bulunmaktadır. Eşler evlilik birliği içinde bu yükümlülük nedeniyle birbirine sadık kalmak zorundadır. Eğer eşlerden biri bu yükümlülüğünü ihlal eder ve diğer eşi duygusal yada cinsel açıdan aldatırsa artık aldatılan eş boşanma davası açma hakkına sahip olur.

Yakın zamana kadar aldatan eşin sevgilisine karşı da bir tazminat davası açılabiliyordu. Yani aldatılan eş, kişilik haklarına saldırı olduğu gerekçesiyle eşinin kendisini aldattığı sevgiliye tazminat davası açabiliyordu. Son dönemde tartışma yaratan bu konuya Yargıtay tarafından son nokta konuldu ve artık aldatan eşin sevgilisinin bu hareketi, aldatılan eş açısından doğrudan bir saldırı niteliği taşımadığı gerekçesiyle tazminatı gerektirmediği kararlaştırıldı.Yüksek mahkeme bu husustaki gerekçesinde haksız fiilin sadece aldatan eş tarafından işlendiğini, eşin sevgilisi ile birlikte aldatma fiilini gerçekleştirmesinde bir müteselsil sorumluluk bulunmadığını, zira müteselsil bir sorumluluk olması için sorumluların her birinin tek başına haksız fiili gerçekleştirme kabiliyetinin olması gerektiğini ifade etmiştir.

Benim kanaatimce sadakat yükümlülüğü altındaki eşlerin bu yükümlülüğünü ihlal edip bir başkası ile eşini aldattığı durumlarda, üçüncü kişiler de bu fiile bilerek ve isteyerek iştirak etmesi halinde haksız fiilde müteselsil sorumluluk esasına göre hareket edilmelidir. Bu konuda Yargıtay’ın görüşüne katılmadığımı bildirmek isterim. Bu hususta yasal bir düzenleme yapılarak, aile kurumunun korunması için bir adım atılabileceğini düşünüyorum.

Av. M. Ferit YILDIRIM

Paylaş