Boşanma davasını ilk önce kim açarsa o taraf haksız duruma düşermiş.

Kimi zaman evlilik birliğinin sarsıldığı ve mutlak boşanma sebeplerinin oluştuğu durumlarda dahi aslında boşanmak için haklı nedenleri olan tarafın, sırf dava açarak mahkemede haksız duruma düşeceğine inandığından dolayı dava açmadığını ve beklediğini de görüyoruz. Halk arasında sanki mahkemeye müracaat eden tarafın haksız sayılacağı inancı da yerleşmiş durumdadır. Bu durum kesinlikle yanlış bilinen bir durumdur.

Mahkeme önünde hak aramak hiçbir zaman için kişiyi haksız duruma düşürmez. Kendince yaşadığı olaylardan dolayı boşanmak isteyen tarafın da mahkemeye müracaat etmesi kadar doğal birşey yoktur. Hatta aksine bazı boşanma sebepleri için mahkemeye müracaat etme konusunda 6 aylık zamanaşımı süreleri bile vardır. Mesela eşinden fiziksel şiddet gören bir kadının bu şiddet olayından sonra 6 ay ve daha fazla süre eşiyle aynı evde yaşayarak dava açmamış olması durumunda eşini affetmiş sayılacağı için 6 aydan sonra açtığı boşanma davasında bu şiddet olayına dayanması da mümkün değildir.

Eşlerin evlilik birliğini yeniden toparlamak ve bir şans daha verebilmek adına dava açmadan beklemesine kesinlikle bir sözümüz yok. Ancak sırf mahkemede haksız olurum diye dava açmadan beklemenin yanlış olduğunu belirtmek isterim. Boşanma davasında doğru bilinen yanlışlar konulu makalemizi görmek için lütfen tıklayınız.

Avukat Ferit YILDIRIM

Paylaş